Monday, October 18, 2010

Sonsuz kere "şu an"

Kitaplarda okuyup ta öğrendiğim ama daha şimdilerde anlamını çözdüğüm bir cümle var…

Geçmiş zaman veya gelecek zaman diye bir şey yoktur , sadece şu an vardır…

Ben buna ekleyerek diyorum ki…sonsuz kere şu an var…

Eğer o “şu an” içinde yüzüp genişleyebiliyorsak ne ala…ne mutlu bize…

İşte o zaman derinleşebiliyoruz…

İşte o zaman sığ olanlar bizi anlayamıyor…

İşte o zaman ben onlara  ve o anlara acıyorum…

Sevgi

Hayat aynı hayat ama herkes başka başka , farklı farklı şeyler görüyor baktığında…

Ayna tek ama yansımaları çeşit çeşit…

Teklikten çokluk…çokluktan teklik…

Ona bakıyorum…

Ve gördüğüm tek şey sevgi…

İLham

Gönüller için ilham vakti…

Geldiği an geri çevrilmeyecek yegane dosttur o…

Muhabbetine doyum olmayan efkarlı dosttur o…

Sana senden konuşur…

Sana senin sırrını açandır o…

Aralık

Herkesin bıraktığı aralık farklıdır…

Bazısının gönül kapısı sonuna kadar açıktır, istesen de kapatamazsın…

Bazısı yarı aralık bırakır, korkudan…

Bazısı hiç açmaz,

zalimlikten…

kıssadan hisse

Günlerden bir gün üç kişiye üç kelime verilir…ve bu kelimeleri kullanarak birer cümle kurmaları istenir…

intikam…nefret…kin

Birinci kişi şu cümleyi kurar : Bu dünyada üç arkadaş vardır…bunlar birbirlerinden hiç ayrılmazlar…der ve devam eder…intikam nefret ve kin…

İkinci kişi şu cümleyi kurar : kin, nefret ve intikamla beslenir…kin ateştir, diğerleri de onu her daim parlatan hava…

Üçüncü kişi ise         : ………………………………………..


Çıkarılacak  sonuç : insan,  anlamını bilmediği şeylerden bir şeyler yaratamaz…

Aldatmak nedir ?

Aldatmak çok az sevdiğin halde, biraz sevdiğin halde veya hiç sevmediğin halde, hala o kişiyle beraber olmandır…

kim acaba ?

Şu dünyada en çok sevdiğin  kişilerden biri kim diye sorsalar ve hadi anlat bize onu deseler, derim ki isim vermem ama buyurun dinleyin…


Sabah güneşi gibi parlar, güneşi kıskandırırdı…Şen kahkahalarıyla ölüyü güldürür…Güzelliğiyle başları döndürür…Sinirliyken bakışlarıyla adamı öldürürdü…


Yaşlıyken bile güzeldi…bazısına hayat cömert davranır güzelliği dağıtırken…o da onlardan biriydi…yalnız hayat bir adaletsizlik daha yapmıştı …içi, dışından da güzeldi…o yüreği bu dünyaya geldiği günkü kadar temiz,güzel ve sevgi doluydu…nasıl geldiyse, öyle gitmişti anlayacağınız…


Bir kere babamla bir konuşmalarına şahit olmuştum…atlardan bahsediyorlardı…atları ne kadar çok sevdiğini ve belki Ankara’daki çiftliğe birkaç tane at alacağından bahsediyordu…ama bu isteğini yerine getirmek bir türlü nasip olmadı…yalnız,
Kader  kendisini affettirmek için olacak ki, ona atlı bir yar nasip etmişti…ve hep şöyle derdi.. "ben hep bir at istedim, ama Allah bana üzerinde süvarisiyle beraber olanından verdi"




Şimdi sevmesin, beni de çok severdi…